Rowwad Tercüme Merkezi — 585
80:1 Yüzünü ekşitti ve arkasını döndü.
80:2 Kendisine o âmâ geldi diye.
80:3 Ne bilirsin belki o temizlenecekti.
80:4 Yahut öğüt alacaktı da bu öğüt ona fayda verecekti.
80:5 Kendini muhtaç hissetmeyene gelince;
80:6 Sen, ona yöneliyorsun.
80:7 (İstemiyorsa) arınmamasından sen sorumlu değilsin!
80:8 Fakat koşup sana gelen kimse;
80:9 (Allah'tan) korkuğu halde;
80:10 Sen onu bırakıp oyalanıyorsun.
80:11 Hayır. Bu ancak bir öğüttür.
80:12 Artık dileyen kimse ondan öğüt alır.
80:13 (O) şerefli sahifelerdedir.
80:14 Yüce ve tertemiz olan.
80:15 Kâtiplerin ellerinde.
80:16 Değerli ve itaatkâr olan (Meleklerin).
80:17 Kahrolası (inkârcı) insan! Ne nankördür o!
80:18 Allah, onu hangi şeyden yarattı?
80:19 Bir nutfeden yarattı ve belli bir şekle soktu.
80:20 Sonra da ona yolu kolaylaştırdı.
80:21 Sonra da onu öldürüp kabre koydu.
80:22 Sonra dilediği zaman onu yeniden diriltir.
80:23 Hayır. O (Rabbinin) kendisine emrettiğini yerine getirmedi.
80:24 İnsan yiyeceğine bir baksın.
80:25 Şüphesiz biz suyu/yağmuru döktükçe döktük.
80:26 Sonra toprağı iyiden iyiye yardık!
80:27 Ve orada taneler bitirdik.
80:28 Üzümler ve yoncalar,
80:29 Zeytinler ve hurmalar,
80:30 Sık ağaçlı bahçeler,
80:31 Meyveler ve otlaklar,
80:32 Sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için,
80:33 Kulakları sağır eden o ses geldiğinde,
80:34 O gün kişi kardeşinden kaçar.
80:35 Anasından ve babasından,
80:36 Eşinden ve evladından,
80:37 O gün herkes için kendine yetecek bir işi vardır.
80:38 O gün birtakım yüzler vardır ki pırıl pırıl parlarlar.
80:39 Güleç ve neşelidir.
80:40 Öyle yüzler de var ki o gün üzerini toz kaplamıştır.