Rowwad Tercüme Merkezi — 529
54:7 Gözleri düşkün (zillet içinde), sanki yayılan çekirgeler gibi kabirlerinden çıkarlar.
54:8 Davetçiye doğru koşarlarken kâfirler; “Bu zor bir gün!” derler.
54:9 Onlardan önce Nûh kavmi de yalanladı. Kulumuzu yalanladılar da mecnun (cinlenmiş) dediler. Ve (Nûh, davetten vazgeçmeye) zorlandı.
54:10 O da Rabbine; “Ey Rabbim! Ben yenilgiye uğradım, yardım et!” diye dua etti.
54:11 Bunun üzerine biz de göğün kapılarını şiddetle boşanan sulara açtık.
54:12 Yeryüzünü pınar pınar fışkırttık. Derken sular takdir edilmiş bir iş için birleşti.
54:13 Onu levhaları ve çivileri olan (gemi) üzerinde taşıdık.
54:14 İnkâr edilmiş olana (Nûh'a) bir mükâfat olmak üzere gemi, gözlerimizin önünde akıp gidiyordu.
54:15 Andolsun, biz onu (tufan olayını) bir ibret olarak bıraktık. Var mı düşünüp öğüt alan?
54:16 (Bakın) benim azabım ve uyarılarım nasılmış?
54:17 Andolsun ki, Kur'an'ı öğüt alınması için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alan var mı?
54:18 Âd (kavmi) de yalanladı. İşte (bakın) benim azabım ve uyarılarım nasılmış?
54:19 Biz onların üstüne, uğursuzluğu devamlı bir günde dondurucu bir rüzgâr gönderdik.
54:20 İnsanları koparıp atıyordu. Sanki onlar kökünden kopmuş hurma kütükleri idiler.
54:21 (Bakın) benim azabım ve uyarılarım nasılmış?
54:22 Andolsun ki, Kur'an'ı öğüt alınması için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alan var mı?
54:23 Semûd kavmi de uyarıcıları yalanladı.
54:24 "İçimizden bir beşere mi uyacağız? O takdirde biz kesin bir sapıklık ve delilik içinde (kalmış) oluruz.
54:25 "Aramızdan vahiy ona mı gönderildi? Hayır, o kendini beğenmiş yalancının biridir."
54:26 Yarın kimin kendini beğenmiş yalancı olduğunu bilecekler.
54:27 Gerçekten onları imtihan etmek için dişi deveyi gönderen biziz. Sen onları gözetle ve sabret.