بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ قُلْ يَـٰٓأَيُّهَا ٱلْكَـٰفِرُونَ ﴿1﴾
لَآ أَعْبُدُ مَا تَعْبُدُونَ ﴿2﴾
وَلَآ أَنتُمْ عَـٰبِدُونَ مَآ أَعْبُدُ ﴿3﴾
وَلَآ أَنَا۠ عَابِدٌ مَّا عَبَدتُّمْ ﴿4﴾
وَلَآ أَنتُمْ عَـٰبِدُونَ مَآ أَعْبُدُ ﴿5﴾
لَكُمْ دِينُكُمْ وَلِىَ دِينِ ﴿6﴾
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ إِذَا جَآءَ نَصْرُ ٱللَّهِ وَٱلْفَتْحُ ﴿1﴾
وَرَأَيْتَ ٱلنَّاسَ يَدْخُلُونَ فِى دِينِ ٱللَّهِ أَفْوَاجًا ﴿2﴾
فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَٱسْتَغْفِرْهُ ۚ إِنَّهُۥ كَانَ تَوَّابًۢا ﴿3﴾
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ تَبَّتْ يَدَآ أَبِى لَهَبٍ وَتَبَّ ﴿1﴾
مَآ أَغْنَىٰ عَنْهُ مَالُهُۥ وَمَا كَسَبَ ﴿2﴾
سَيَصْلَىٰ نَارًا ذَاتَ لَهَبٍ ﴿3﴾
وَٱمْرَأَتُهُۥ حَمَّالَةَ ٱلْحَطَبِ ﴿4﴾
فِى جِيدِهَا حَبْلٌ مِّن مَّسَدٍۭ ﴿5﴾
Ali Özek ve diğerleri
109:1 (Rasûlüm!) De ki: Ey kâfirler!
109:2 Ben sizin tapmakta olduklarınıza tapmam.
109:3 Siz de benim taptığıma tapmıyorsunuz.
109:4 Ben de sizin taptıklarınıza asla tapacak değilim.
109:5 Evet, siz de benim taptığıma tapıyor değilsiniz.
109:6 Sizin dininiz size, benim dinim de banadır.
110:1 Allah'ın yardımı ve zaferi gelip
110:2 de insanların bölük bölük Allah'ın dinine girmekte olduklarını gördüğün vakit,
110:3 Rabbine hamdederek O'nu tesbih et ve O'ndan mağfiret dile. Çünkü O, tevbeleri çok kabul edendir.
111:1 Ebu Leheb'in iki eli kurusun!
111:2 Kurudu da. Malı ve kazandıkları ona fayda vermedi.
111:3 O, alevli bir ateşte yanacak.
111:4 Odun taşıyıcı olarak karısı da (ateşe girecek).
111:5 Ve boynunda hurma lifinden bükülmüş bir ip olduğu halde.