Mushafuk
‹Mushafuk

سورة الفاتحة

1

إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِنْ أَهْلِ ٱلْكِتَـٰبِ وَٱلْمُشْرِكِينَ فِى نَارِ جَهَنَّمَ خَـٰلِدِينَ فِيهَآ ۚ أُو۟لَـٰٓئِكَ هُمْ شَرُّ ٱلْبَرِيَّةِ ﴿6﴾

إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ أُو۟لَـٰٓئِكَ هُمْ خَيْرُ ٱلْبَرِيَّةِ ﴿7﴾

جَزَآؤُهُمْ عِندَ رَبِّهِمْ جَنَّـٰتُ عَدْنٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَـٰرُ خَـٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًا ۖ رَّضِىَ ٱللَّهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا۟ عَنْهُ ۚ ذَٰلِكَ لِمَنْ خَشِىَ رَبَّهُۥ ﴿8﴾

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ إِذَا زُلْزِلَتِ ٱلْأَرْضُ زِلْزَالَهَا ﴿1﴾

وَأَخْرَجَتِ ٱلْأَرْضُ أَثْقَالَهَا ﴿2﴾

وَقَالَ ٱلْإِنسَـٰنُ مَا لَهَا ﴿3﴾

يَوْمَئِذٍ تُحَدِّثُ أَخْبَارَهَا ﴿4﴾

بِأَنَّ رَبَّكَ أَوْحَىٰ لَهَا ﴿5﴾

يَوْمَئِذٍ يَصْدُرُ ٱلنَّاسُ أَشْتَاتًا لِّيُرَوْا۟ أَعْمَـٰلَهُمْ ﴿6﴾

فَمَن يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْرًا يَرَهُۥ ﴿7﴾

وَمَن يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ شَرًّا يَرَهُۥ ﴿8﴾

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلْعَـٰدِيَـٰتِ ضَبْحًا ﴿1﴾

فَٱلْمُورِيَـٰتِ قَدْحًا ﴿2﴾

فَٱلْمُغِيرَٰتِ صُبْحًا ﴿3﴾

فَأَثَرْنَ بِهِۦ نَقْعًا ﴿4﴾

فَوَسَطْنَ بِهِۦ جَمْعًا ﴿5﴾

Ali Özek ve diğerleri

98:6 Ehli kitap ve müşriklerden olan inkârcılar, içinde ebedî olarak kalacakları cehennem ateşindedirler. İşte halkın en şerlileri onlardır.

98:7 İman edip sâlih ameller işleyenlere gelince, halkın en hayırlısı da onlardır.

98:8 Onların Rableri katındaki mükâfatları, zemininden ırmaklar akan, içinde devamlı olarak kalacakları Adn cennetleridir. Allah kendilerinden hoşnut olmuş, onlar da Allah’tan hoşnut olmuşlardır. Bu söylenenler hep Rabbinden korkan (O'na saygı gösterenler) içindir.

99:1 Yeryüzü kendine has sarsıntısıyla sallandığı,

99:2 toprak ağırlıklarını dışarı çıkardığı

99:3 ve insan «Ne oluyor buna!» dediği vakit,

99:4 işte o gün (yer) bütün haberlerini anlatır.

99:5 Rabbinin ona bildirmesiyle

99:6 o gün insanlar amellerini görmeleri (karşılığını almaları) için darmadağınık geri dönüp gelirler.

99:7 Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onu görür.

99:8 Kim de zerre miktarı şer işlemişse onu görür.

100:1 Harıl harıl koşanlara, yemin ederim ki,

100:2 (nallarıyla) çakarak kıvılcım saçanlara yemin ederim ki,

100:3 (ansızın) sabah baskını yapanlara, yemin ederim ki,

100:4 orada tozu dumana katanlara, yemin ederim ki,

100:5 derken orada bir topluluğun ta ortasına girenlere yemin ederim ki,