Mushafuk
‹Mushafuk

سورة الفاتحة

1

فَلَمَّآ أَسْلَمَا وَتَلَّهُۥ لِلْجَبِينِ ﴿103﴾

وَنَـٰدَيْنَـٰهُ أَن يَـٰٓإِبْرَٰهِيمُ ﴿104﴾

قَدْ صَدَّقْتَ ٱلرُّءْيَآ ۚ إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ ﴿105﴾

إِنَّ هَـٰذَا لَهُوَ ٱلْبَلَـٰٓؤُا۟ ٱلْمُبِينُ ﴿106﴾

وَفَدَيْنَـٰهُ بِذِبْحٍ عَظِيمٍ ﴿107﴾

وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِى ٱلْـَٔاخِرِينَ ﴿108﴾

سَلَـٰمٌ عَلَىٰٓ إِبْرَٰهِيمَ ﴿109﴾

كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ ﴿110﴾

إِنَّهُۥ مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُؤْمِنِينَ ﴿111﴾

وَبَشَّرْنَـٰهُ بِإِسْحَـٰقَ نَبِيًّا مِّنَ ٱلصَّـٰلِحِينَ ﴿112﴾

وَبَـٰرَكْنَا عَلَيْهِ وَعَلَىٰٓ إِسْحَـٰقَ ۚ وَمِن ذُرِّيَّتِهِمَا مُحْسِنٌ وَظَالِمٌ لِّنَفْسِهِۦ مُبِينٌ ﴿113﴾

وَلَقَدْ مَنَنَّا عَلَىٰ مُوسَىٰ وَهَـٰرُونَ ﴿114﴾

وَنَجَّيْنَـٰهُمَا وَقَوْمَهُمَا مِنَ ٱلْكَرْبِ ٱلْعَظِيمِ ﴿115﴾

وَنَصَرْنَـٰهُمْ فَكَانُوا۟ هُمُ ٱلْغَـٰلِبِينَ ﴿116﴾

وَءَاتَيْنَـٰهُمَا ٱلْكِتَـٰبَ ٱلْمُسْتَبِينَ ﴿117﴾

وَهَدَيْنَـٰهُمَا ٱلصِّرَٰطَ ٱلْمُسْتَقِيمَ ﴿118﴾

وَتَرَكْنَا عَلَيْهِمَا فِى ٱلْـَٔاخِرِينَ ﴿119﴾

سَلَـٰمٌ عَلَىٰ مُوسَىٰ وَهَـٰرُونَ ﴿120﴾

إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ ﴿121﴾

إِنَّهُمَا مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُؤْمِنِينَ ﴿122﴾

وَإِنَّ إِلْيَاسَ لَمِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ ﴿123﴾

إِذْ قَالَ لِقَوْمِهِۦٓ أَلَا تَتَّقُونَ ﴿124﴾

أَتَدْعُونَ بَعْلًا وَتَذَرُونَ أَحْسَنَ ٱلْخَـٰلِقِينَ ﴿125﴾

ٱللَّهَ رَبَّكُمْ وَرَبَّ ءَابَآئِكُمُ ٱلْأَوَّلِينَ ﴿126﴾

Ali Özek ve diğerleri

37:103 Her ikisi de teslim olup, onu alnı üzerine yatırınca:

37:104 Ey İbrahim! diye seslendik.

37:105 Rüyayı gerçekleştirdin. Biz iyileri böyle mükâfatlandırırız.

37:106 Bu, gerçekten, çok açık bir imtihandır,

37:107 Biz, oğluna bedel ona büyük bir kurban verdik.

37:108 Geriden gelecekler arasında ona (iyi bir nam) bıraktık:

37:109 İbrahim'e selam! dedik.

37:110 Biz iyileri böyle mükâfatlandırırız.

37:111 Çünkü o, bizim mümin kullarımızdandır.

37:112 Sâlihlerden bir peygamber olarak O'na (İbrahim’e) İshak'ı müjdeledik.

37:113 Kendisini ve İshak’ı mübarek (kutlu ve bereketli) eyledik. Lâkin her ikisinin neslinden iyi kimseler olacağı gibi, kendine açıktan açığa kötülük edenler de olacak.

37:114 Andolsun biz Musa’ya da Harun'a da nimetler verdik.

37:115 Onları ve kavimlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık.

37:116 Kendilerine yardım ettik de galip gelen onlar oldu.

37:117 Her ikisine de apaçık anlaşılan bir kitabı (Tevrat'ı) verdik.

37:118 Her ikisini de doğru yola ilettik.

37:119 Sonra gelenler içinde, diye (iyi bir nam) bıraktık.

37:120 Musa ve Harun’a selam olsun.

37:121 Doğrusu biz, iyileri böylece mükâfatlandırırız.

37:122 Şüphesiz, ikisi de mümin kullarımızdandı.

37:123 İlyas da şüphe yok ki, peygamberlerdendi.

37:124 (İlyas) milletine: (Allah'a karşı gelmekten) sakınmaz mısınız?

37:125 Yaratanların en iyisi olan, Rabbi olan Allah'ı bırakıp da Ba'l'e mi taparsınız? demişti.

37:126 Sizin de Rabbiniz, sizden önce gelen atalarınızın da.