>

Rowwad Tercüme Merkezi — 495

43:74 Suçlular/günahkârlar ise Cehennem azabında ebedîdirler.

43:75 Onlardan (azap) hafifletilmeyecek ve orada onlar ümitlerini kaybetmiş kimselerdir.

43:76 Onlara biz zulmetmedik, fakat onlar kendi kendilerine zulmettiler.

43:77 "Ey Malik! Rabbin işimizi bitirsin." diye haykırırlar. O da: "Siz, kalıcısınız!" der.

43:78 Size hakkı getirmiştik. Fakat çoğunuz haktan hoşlanmamıştınız.

43:79 Onlar (size hile kurmakta) işi sağlama aldıklarını mı düşünüyorlar? İşte biz de işi sağlam tutuyoruz.

43:80 Yoksa onlar, bizim kendilerinin sırlarını ve gizli konuşmalarını işitmediğimizi mi sanıyorlar? Hayır! Elçilerimiz de onların yanında yazıyorlar.

43:81 De ki: "Eğer Rahman’ın bir oğlu olsaydı, ona ibadet edenlerin ilki ben olurdum."

43:82 Göklerin ve yerin Rabbi, arşın Rabbi onların vasıflandırmalarından münezzehtir.

43:83 Bırak onları, kendilerine vadedilen güne kavuşuncaya kadar dalsınlar ve oynaya dursunlar.

43:84 O gökte de ilâh olandır/ibadet olunandır, yerde de ilâhtır/ibadet olunandır. O Hakîmdir, Alîmdir.

43:85 Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin mülkü kendisine ait olan ne yücedir. Kıyamet saatinin ilmi O’nun katındadır ve O’na döndürüleceksiniz.

43:86 Allah'ı bırakıp da dua/ibadet ettikleri (ilahlar) şefaat edemezler. Ancak bilerek hakka şahitlik edenler bunun dışındadır.

43:87 Onlara kendilerini kimin yarattığını sorsan, elbette “Allah” derler. Buna rağmen (haktan) nasıl çeviriliyorlar?

43:88 (Rasûlullah'ın:) "Ya Rabbi! Bunlar, iman etmeyen bir kavimdir." demesini de (Allah biliyor).

43:89 Şimdilik sen onlara aldırma/yüz çevir ve selam de. Yakında bilecekler.